Zamanınızı Yönetin, Sizin Olsun

Optik ve Optometri  2012 (1)'de yayınlanan bir yazım

Masanızın üstünde bir evrak yığını mı oluştu? Yoksa posta kutunuz okuyup da sonra yanıtlarım dediğiniz e-postalarla mı doldu? İşleri yetiştirmek ya da ödevleri tamamlamak için sabahlamak mı gerekiyor yine? Çalışmaktan eve, yakınlara, kendinize istediğiniz zamanı ayırmak yine mi mümkün değil?

 Eğer yukarıdaki sorulara sık sık “evet” diye yanıt veriyorsanız bir zaman yönetimi sorununuz var demektir. O halde, aman dikkat! Her zaman farkında olmasak da bu dünyadaki en değerli kaynağımız zamanımız. Geçen dakikaların yerine yenisini koymak, başkasının saatlerini ödünç almak ne yazık ki mümkün değil.

 Ancak sınırlı zamanımızı daha iyi değerlendirmek için yapabileceğimiz şeyler var. Nerde bende o disiplin, demeyin. Disiplinli olmaktan değil, bir sistem kullanmaktan bahsedeceğiz. İşte bu sistemin adı da zaman yönetimi.

 İşin özü

 Aslında zaman yönetiminin birinci ilkesini öğrendik bile. Yani zamanın kıt bir kaynak olduğunun farkında olmayı. Yapmak istediğimiz, isteyebileceğimiz her şeye yetişecek kadar vaktimiz yok.

 Dolayısıyla yapmamız gereken ilk şey, önceliklerimizi belirlemek. Zamanımızı ne için, ne amaçla kullanmak istiyoruz, bunu tespit etmek. Bir başka deyişle büyük resmi görmek.

 Genelde ortaya çıkan tablo, insanın birden fazla amacı olduğu ve bu amaçlara yönelik faaliyetler arasında iyi kötü bir sıralama bulunduğu. Bir üniversite öğrencisi bir yandan okulunu başarıyla bitirmeyi, öte yandan kendisini bekleyen iş hayatına hazırlanmayı amaç edinebilir örneğin. Bir yönetici için bu amaçlar işletmenin günlük faaliyetlerini eksiksiz yürütürken yeni bilgi yönetim sistemine geçiş hazırlıklarını tamamlamak olabilir. Bir başkası ise eve iş getirmeyip çocuklarına yeterli zamanı ayırmayı isteyebilir.

 Amaçlardan faaliyetlere

 Amaçlarımızı tespit ettikten sonra sıra geliyor faaliyetlere. Zamanımızı hangi işlere harcadığımızın çetelesini çıkarmak, bunları amaçlarımıza göre sınıflandırmak gerekiyor.

 Gel gelelim faaliyetlerimizin belirlemek öyle basit bir iş değil. Ne fazla geniş tutmak lazım faaliyet tanımlarını, ne de ayrıntıya kaçmak. Yukarıda verdiğimiz öğrenci örneğinden devam edelim. Okulu başarıyla bitirmek amacı doğrultusunda “ders çalışmak” fazla geniş bir faaliyet tanımlaması olacaktır. Önemli olan bizi zorlayan derslere daha fazla zaman ayırmayı temin edebilmek. Buna karşılık “Kurtuluş Savaşı’nda I. İnönü Muharebesi’ne çalışmak” da fazla ayrıntıya kaçmak oluyor. “İnkilâp Tarihi dersine çalışmak” gibi mâkul bir faaliyet tanımlaması yapmak en iyisi.

 Her faaliyetimizi bir amaçla ilişkilendirmeyi de unutmamak lazım. Böylelikle sadece ne yaptığımızı değil, ne yapmadığımızı da tespit etmek mümkün olur. Örneğin okulu başarıyla bitirmek için bol bol ders çalışıyoruz; ama iş hayatına hazırlanmak gibi bir amacımız olmasına rağmen bu konuda herhangi bir şey yapmıyoruz diyelim. Bir eksiğimiz var demektir. Ya amaçlarımızı ya da faaliyetlerimizi gözden geçirmemiz gerekir.

 Bir sonraki aşama kendimizi izlemek. Fikir vermeye yetecek bir süre, diyelim ki iki hafta boyunca günlük faaliyetlerimizi ve bunlara ayırdığımız süreleri not etmek. Dakikası dakikasına değil elbet, çeyrek saatlik aralıklar yeterli. Bu işin en kolay ve etkin yolu ise bir Excel tablosu oluşturmak ve kayıtlarımızı işlemek.

 Hedefleri tutturmak

 Amaçlarımız doğrultusunda hangi faaliyetlere ne kadar zaman ayırdığımızı böylelikle ortaya koyduktan sonra mevcut durumdan olması gerekene geçiş yapabiliriz artık. Yani zaman dağılımından hedef zaman dağılımına. Bunun için amaçlarımızla faaliyetlerimiz arasındaki çoğu zaman kayıp halkayı tamamlamamız, zaman cinsinden tanımlanmış hedeflerimizi belirlememiz gerekiyor.

 Söz konusu hedefleri ikiye ayırabiliriz: Zaman odaklı hedefler ve hedef odaklı zamanlamalar. Zaman odaklı hedefler, bir faaliyeti önceden belirlenmiş bir sürede tamamlamaya yöneliktir. Örneğin dönem ödevini üç haftada hazırlayıp teslim etmeye. Hedef odaklı zamanlamalar ise önce amaçlarımız doğrultusunda bir hedef seçmeyi, sonra da bu hedefe yeterli vakti ayırmayı içerir. Bir dersten yüksek not almak için okumalara ve tekrarlara haftada dört saat ayırmak gibi. Bu hedefleri bir araya getirince de hedef zaman dağılımını elde ederiz.

 Hedef zaman dağılımını ilk seferde doğru tutturmak neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla kendimizi gözlemlemeye devam etmemiz, hedef ve gerçekleşen zaman dağılımımızı düzenli olarak karşılaştırmamız gerekir. Belirli bir süre, örneğin bir ay boyunca hedef zaman dağılımında gerçekleşeni dikkate alarak ufak değişiklikler yapmanın bir sakıncası yoktur. Ancak bir noktadan sonra süreleri sabitlemek, ancak amaçlarımız ve hedeflerimiz değiştikçe gözden geçirmek gerekir. Böylelikle performansımızı ölçmemiz ve iyileştirmemiz mümkün hale gelir.

 Zaman yönetimi başlaması biraz zor, ancak uygulaması keyifli, sonuçları ise son derece verimli bir sistemdir. Ve kesinlikle tekrar tekrar sabahlamaktan daha iyidir.

Evren GÜLDOĞAN

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar