Türkiye Sonunda Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne Dönüyor
2005 yılında Cumhuriyet
Tarım ve Hayvancılık 1 (5)'te yayımlanan bir yazım
Türk tarımının bütün sektörleri gibi zeytinciliğimizin de önemli sorunları bulunuyor. Tarımsal politikaların, destekleme sisteminin, yayım ve eğitim faaliyetlerinin, kırsal alt-yapının eksikliği sektörün önünün açılmasını ve dünya piyasasında hak ettiği yere gelmesini engelliyor. Ancak zaman zaman zeytincilerimizin yüzünü güldüren gelişmeler de meydana gelmiyor değil. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’nin (UZK) 29 Kasım-2 Aralık 2004 tarihlerinde İspanya’nın Madrid şehrinde gerçekleştirilen 91’inci Dönem Toplantısı’nda Türkiye’nin UZK’ya tekrar üye olmak üzere başvurması ve bu başvurunun Konsey tarafından kabul edilmesi bu olumlu gelişmelerden bir tanesi. Peki nedir bu UZK ve Türk zeytinciliğine ne faydası olacaktır? Okumakta olduğunuz yazının amacı bu soruları yanıtlamak.
UZK’nın Kökenleri, Yapısı ve İşlevleri
İkinci Dünya Savaşı sonrasında
yeni bir uluslararası ekonomik düzen oluşturma çabaları çerçevesinde 1947-48
yıllarında Havana’da organize edilen Birleşmiş Milletler konferansında
emtiaların üretim ve ticaretini kontrol altına almak için bazı düzenlemelere
gidilmesi kararlaştırılmıştı. Böyle bir
kararın uygun görülmesinin nedeni belirli emtiaların ulusal ekonomiler ve/veya
uluslararası ekonomi üzerinde önemli etkilere sahip olmasıdır. Bu emtiaların arz veya fiyatlarındaki
dalgalanmalar üretici ve tüketicileri zor duruma düşürmektedir. Dolayısıyla piyasa istikrarsızlıklarının önlenmesi,
üretim ve tüketimin geliştirilmesi ve ticaretin düzenlenmesi amaçlarıyla
uluslararası emtia anlaşmaları imzalanmıştır.
Bu anlaşmalarla 1948’den bu yana oluşturulan veya daha önce kurulmakla
beraber Birleşmiş Milletler perspektifi çerçevesinde yeni işlevler yüklenen
uluslararası emtia örgütleri veya organlarının sayısı günümüzde 25’i bulmuştur.
Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması söz konusu düzenlemelerden bir tanesi ve nebati yağlar sektöründeki tek anlaşmadır. Bugüne kadar 1956, 1963, 1979 ve 1986 yıllarında olmak üzere dört tane anlaşma akdedilmiştir. İçinde bulunduğumuz 2005 yılında yeni bir anlaşmanın imzalanması planlamaktadır.
Merkezi dünyanın en büyük zeytinyağı
üreticisi olan İspanya’nın Madrid şehrinde bulunan UZK bu Anlaşma
doğrultusunda 1959 yılından beri faaliyetlerini yürütmektedir.
Konsey Genel Kurul, özel
organlar (komiteler) ve İcra Sekreterliği’nden oluşmaktadır. Hali hazırdaki UZK komiteleri şunlardır: Mali Komiteler, Ekonomik Komite (Sadece
zeytinyağına bakar.), Sofralık Zeytin Komitesi, Teknik İşbirliği Komitesi ve bu
Komite’nin Çevre Alt-Komitesi ile Promosyon Komitesi. İcra Sekreterliği ise teknik birim, ekonomi
birimi, promosyon birimi, mali ve idari işler birimi ile bilgi-işlem ve icra
sekreteri özel kalemi gibi yardımcı birimlerden oluşmaktadır.
UZK’nın faaliyetleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
· Zeytinyağı kimyası ve standartları: UZK zeytinyağı kimyası alanında
araştırma-geliştirme faaliyetleri sürdürmekte, zeytinyağlarının fiziko-kimyasal
ve organoleptik (duyumsal) analizleri için yöntemler geliştirmekte, bu
yöntemler hakkında eğitim vermekte, laboratuarları akredite etmekte ve
uluslararası kalite standartlarını belirlemektedir.
· Zeytincilik teknikleri: Konsey zeytin ağaçlarına bakılması, zeytin
hasadı, sofralık zeytin işlenmesi ve zeytinyağı ekstraksiyon ve rafinajı
işlemlerine yönelik daha verimli ve çevre dostu yöntemlerin geliştirilmesi için
çalışmakta, bu konularda eğitim-yayım faaliyetleri yürütmektedir. UZK’nın hali hazırda sürdürdüğü çalışmalar
arasında zeytin ağacının genetik açıdan iyileştirilmesi ve uluslararası
ticarete tabi olan zeytin fidanlarının sertifikalandırılması gibi projeler
bulunmaktadır.
· İstatistikler ve ekonomik analizler: UZK hem zeytinyağı hem de sofralık zeytinlere
ilişkin olarak uluslararası istatistikleri derlemekte ve geleceğe yönelik
öngörülerde bulunmaktadır.
· Promosyon:
UZK’nın idari bütçesinin yanı sıra ayrı bir promosyon bütçesi
vardır. Bu bütçe aracılığıyla ABD,
Kanada, Japonya gibi hedef pazarlarda zeytinyağının tanıtılması ve tüketiminin
teşvik edilmesi için kampanyalar düzenlenmekte ve fuarlara katılmaktadır. UZK ayrıca Kalite Kontrol Programı’na katılan
birliklerin zeytinyağlarını denetlemektedir.
Görüldüğü üzere UZK zeytincilik
sektöründe A-Z’ye faaliyet gösteren bir örgüttür. Bu açıdan tüm uluslararası emtia örgütleri
içerisinde özel bir yeri bulunmaktadır.
UZK’nın hali hazırdaki üyeleri Avrupa Topluluğu (25 Üye Devlet adına), Cezayir, Fas, Hırvatistan, İran, İsrail, Libya, Lübnan, Mısır, Monako, Ürdün, Sırbistan ve Karadağ ve Tunus’tan oluşmaktadır. Diğer ülkeler ve zeytincilik alanında faaliyet gösteren kuruluşlar da UZK’ya gözlemci üye olabilmektedir.
Türkiye-UZK İlişkileri
Türkiye 1963 yılında UZK’ya üye
olmuştur. Bu sayede Türk zeytinciliğinde
özellikle teknik açıdan önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Örneğin budama yöntemleri konusunda UZK’dan
kurs alan yerli uzmanlar bu yöntemlerin Türkiye’de yaygınlaşmasını ve bu sayede
verimliliğin artmasını sağlamışlardır.
Ancak Türkiye’nin UZK olanaklarından tam anlamıyla yararlanabildiğini söylemek mümkün değildir. Bunun nedeni kısmen konuyla ilgilenen bürokrasinin yetersizliği kısmen de sektörde ortak bir vizyon bulunmamasıdır. Bir kısım tüccarlar Türk zeytinciliğinin gelişmesine önem vermemekte ve sadece kısa dönemde elde edecekleri kara bakmakta, dolayısıyla UZK’yı gereksiz bir masraf olarak algılamaktadır.
Sonuç olarak ülkemiz 1998 yılında UZK üyeliğinden ayrılma kararı almıştır. Değerlendirmeleri yanlış bilgilere dayanan ve duygusal şekilde hareket eden bir grup işadamı ile bunların etkisinde kalan bazı bürokratlarımızın verdiği bu karar dünya zeytinyağı piyasasında arz fazlasının arttığı, zeytincilik politikalarında büyük değişiklikler yaşandığı ve Türkiye’nin zeytinyağı üretiminde rakiplerinin gerisinde kaldığı bir dönemde ülkemiz zeytinciliğinin soyutlanmasına, teknik ve ekonomik gelişmeleri takip edememesine ve rakiplerinden geride kalmasına neden olmuştur. Ayrıca Türkiye’den boşalan komite başkanlıklarına yerleşen bazı komşu ülke uyruklu kişilerin ülkemiz zeytinciliği aleyhinde çalıştığı görülmüştür. UZK’ya ödenen aidatla Türkiye’de zeytinciliğin geliştirilmesi için önlemler alınacağı iddia edilmiş, ancak bu yönde herhangi bir adım atılmamıştır.
Zeytincilik sektöründe faaliyet gösteren demokratik üretici örgütleri bu karara en başından beri muhalefet etmişler, muhtelif kamu kurumları ve Hükümet nezdinde girişimlerde bulunarak kararın geriye alınması için uğraş vermişlerdir. Öte yandan da Türk zeytinciliğinin soyutlanmaması için UZK ile ilişkileri kendi çabalarıyla sürdürmüşlerdir. Önce TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, bunu takiben Marmarabirlik UZK’ya gözlemci kuruluş olarak kabul edilmiştir. TARİŞ ayrıca UZK Kalite Kontrol Programı’na girmiştir.
TARİŞ ve Marmabirlik’in çabaları geç de olsa ses getirmiş, Sanayi ve Ticaret ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız desteklemesi sayesinde 2004 yılının Temmuz ayında Dış Ticaret Müsteşarlığımız’da düzenlenen bir toplantıda UZK’ya geri dönülmesine karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda Türkiye UZK’nın 91’inci Dönem Toplantısı’na geniş ölçekli bir katılım gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin başvurusu Dış Ticaret Müsteşarımız Sayın Öner Faruk Doğan tarafından Genel Kurul’da yapılan bir konuşma aracılığıyla arz edilmiştir. Genel Kurul Türkiye’nin bu talebini alkışlarla onaylamıştır. Konsey tarafından ülkemize gerekli iç prosedürlerin tamamlanması için Haziran 2005 sonuna kadar zaman tanınmıştır.
Türkiye’nin bir an önce Bakanlar Kurulu’ndan gerekli kararı geçirerek UZK’ya resmen dönmesi gerekmektedir; çünkü UZK’dan uzakta geçen altı yılda Türk zeytinciliği rakiplerine göre geride kalmıştır. Bu farkın kapatılması için çalışmaların derhal başlatılması gerekmektedir. Ayrıca ülkemizin sürdürülmekte olan son derece önemli uluslararası projelerde yer alabilmesi, yeni Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması’nın taslak metni üzerinde müzakerede bulunabilmesi ve zeytincilik alanında UZK’yı referans alan Avrupa Birliği’ne uyum gösterebilmesi için de UZK üyeliğinin derhal gerçekleştirilmesi lazımdır. Ancak böylelikle Türkiye dünya zeytincilik sektöründe hak ettiği yere gelebilecektir.
Evren GÜLDOĞAN
Yorumlar
Yorum Gönder